Dersim hâdiseleri
Haber Akşam Postası, 19 Eylül 1937
Başvekil İsmet İnönü meclisin dünkü içtimaında Nyon anlaşması görüşüldükten sonra Dersim hâdiselerine temas ederek şu izahatı vermiştir:
“-Bu toplantıdan istifade ederek büyük meclise dahilî bir mesele hakkında da maruzatta bulunmak için izin isterim.
Arkadaşlar, faydalı faaliyetinize fasıla verdiğiniz zaman size Tuncelindeki vaziyetin bir hulâsasını yapmıştım. O günkü vaziyeti tafsilen arzetmiştim. Şimdi size Tuncelindeki vaziyetin bugünkü halini arzetmek isterim.
Cumhuriyetin imar ve ıslah programına muhalefet eden, nüfusları az olmakla beraber altı aşirettir. Bugün bu altı aşiretten müşevvik ve sergerde ne kadar adamlar varsa bunlar reislerile beraber faaliyet imkânından tamamen mahrum bırakılmıştır. (Alkışlar). Altı aşiretten birinin reisleri imha edilmiş ve diğerlerinin reislerinin hepsi yakalanmış, adalete teslim edilmiştir.
Tuncelinde isyan ve ıslahat an’anesi, Dersimin bütün hatıraları, dağları, tepelerile bir takım aşılmaz, geçilmez ve bütün isyanlara mesned olan yuvaların ve istinat noktalarının hikâyelerinden ibarettir. Orada Kutuderesi, Kalan deresi, Dojik baba dağı ve saire gibi isimler vardır ki, sadece bu isimlerin telâffuzu ve eskiden bir çok seferlerin bunlardan biri etrafında kördüğüm olup kaldığını, bahusus, isyan edenlerin bunlardan biri içinde sığınarak aşılmaz bir melce halinde maksatlarına muvaffak olduğunu ifade ederdi.
Cunhuriyet ordusu ve zabıtası bu hâdise esnasında yaptığı takiblerde hurafe olarak zihinlerde yerleşen ne kadar uçurum halinde dere ve ne kadar çıkılmaz dağ varsa hepsini Ankara sokakları gibi baştan başa geçmişlerdir. (Alkışlar). Kanun götüren ordu, jandarma neferlerinin ve ordudan bir neferin ayak basmadığı yer, inmediği dere ve çıkmadığı tepe yoktur. (Bravo sesleri, alkışlar)
Bugün orada yapılmakta olan yollar, kışlalar ve karakollar, mektepler, hükûmet konaklariyle memleketin en mamur ve en ziyade iş içinde bulunan bir muhitinin manzarasını görmekle size, hepimize zevk verse gerektir. (Alkışlar)
Arkadaşlar, mukavemet vaziyetini bertaraf ettikten sonra, halkın refah ve serbestisi için takib edilen programa devam ediyoruz. Bu vaziyeti size arzederken yazın başındanberi devam eden faaliyette kaçınılıması mümkün olmıyan insan zayiatının da neden ibaret olduğunu, olduğu gibi söylemek isterim. Dün akşama kadar yani 17 Eylüle kadar Dersim harekâtının başından itibaren verilen zayiat şudur:
Subay: bir şehit, dört yaralı.
Er: 28 şehit, dört yaralı.
Bekçi: bir şehit, bir yaralı
Arkadaşlar, cumhuriyet kanunlarının hükümlerini yerine getirmek için aziz canlarını severek bu vatan uğruna feda eden subay ve er bütün vatan evlâtlarını huzurunuzda hürmetleyadediyorum. Bu vazifeyi ifa etmek için bütün kudretlerini aşkla sarfeden Cumhuriyet Ordusunun ve Cumhuriyet jandarmasının, kumandanlarına subay ve erlerine takdir ve şükranlarımızı ifade ettiğim zaman B.M. Meclisinin asil hissiyatını ifade etmiş olduğuma eminim. (Bravo sesleri, alkışlar).
Arkadaşlar, bütün bu hareket esnasında isyana iştirak eden, iğfal edilmiş zavallılarda vukubulan zayiatı olduğu gibi size söyliyeceğim.
İsyana iştirak edenlerden 265 maktul vardır. 20 yaralı ve 27 yakalanmış ve müsademe esnasında 849 kişi teslim olmuştur. Bunların içinde mücrim olan, bilerek fenalık yapmış olan ve birçok zavallıların zararına sebeb vermiş olanlar vardır. Fakat bu çalışkan ve istidatlı Türk halkının en çok kısmı, fesatçıların, bu fena başların zulmünden zarar görmüşlerdir. Bilerek, bilmiyerek, muhalefet yoluna sapıp kanunun şiddetli tedibatına maruz kalmış olarak hayatlarını kaybedenler hakkında da B.M. Meclisinin teessürlerini ve bunun diğer vatandaşlara ibret olması temennilerini ifade ediyorum zannediyorum.
Arkadaşlar, hakikati Türk milletine olduğu gibi söylerken bulunduğu gibi, bu kadar uzun süren cumhuriyet kanunlarını behemehal yürütmek için gösterilen azim, şiddet karşısında bile zayiatın binnetice hafif olmasına dikkatinizi celbetmek isterim. Silâhlar çok müessir ve silâhları kullanmak için hiçbir tereddüt olmadığı halde isyan edenlere karşı silah kullanan ordu heyetleri ve cumhuriyet jandarması bir hayatı kurtarmak için ve korumak için ve içtinabı kabil olan bir zararı ika etmemek için son derece şefkatle, kuvvet içinde mündemiç olan şefkatledir ki, zayiat böyle mahdut sahaya inhisar etmiştir.
B.M. Meclisinin memnun olacağına eminim. İsyana iştirak eden aşiret reislerinin hepsi mahkemeye verilmişlerdir. Umumî, tabiî olan adliye mahkemesine verilmişlerdir. Bunlar hâkimlerin vereceği hükümlere göre, cumhuriyet kanunlarının kendileri için işaret ettikleri hükümleri, hâkimlerin ağızlarından işiteceklerdir.
Arkadaşlar, cumhuriyet kanunlarının ancak refahı, umranı, iyi geçinmeyi ehdef tutan hükümlerini yürütmek için çetin şartlar içinde alınan müsbet neticelere ermek için cumhuriyet idaresinin kuvvetli olduğu kadar şefkatli ve adaletli olduğunu göstermek itibarilt Tunceli hâdisesi en son ve en mukni bir misal olmuştur. (Şiddetli alkışlar, bravo sesleri).
Başvekilin untkunu müteakip Reis Aüdülhalik Renda yapılan tasnif neticesini bildirdikten sonra meclis ikinci teşrinin birinci gün toplanmak üzere içtimaına nihayet vermiştir.
Seyit Rıza arkadaşlarile yüzleştirilecek
Elâziz, 19 (Hususi)- Yarın Seyit ile diğer suçluların muvacehelerinin yapılması ihtimal dahilindedir. Seyit Rıza hapishane müdürlüğüne müracaat ederek oğlu Hüseyinin haklarını tanımıyarak arazisini gaspetmek istediğini, buna meydan verilmesini istemiştir.
Baş âsinin verdiği ifadelerde daima kaçamaklı hareket ettiği görülmektedir. Buna rağmen birçok sırlar kaçırmaktadır.
Bu haberle ilgili yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0 feed. Yorum yazabilirsiniz -, ya da sitenizden bağlantı verebilirsiniz.
Yorum yazmak istiyorum