Neşredilen Resmî Tebliğde Hâdisenin İçyüzü Anlatılıyor
Son Posta, 15 Temmuz 1934
Ankara, 14 (A.A.)- Başvekâletten tebliğ olunmuştur.
Dahiliye Vekili Şükrü Kaya Bey Trakya teftişinden avdet ederek raporunu Heyeti vekileye vermiştir. Anlaşıldığına göre Trakyada Yahudi aleyhtarlığı büyük harpte başlıyarak mütareke ve İstiklâl mücadelesi zamanlarında devam etmiş ve cumhuriyet zamanında bir müddet yatıştıktan sonra son seneler zarfında dünyanın muhtelif yerlerinden antisemitizm yeni formüllerde ve daha şiddetli olarak memlekete girmiştir. Son zamanlarda bazı risalelerin Yahudi düşmanlığı üzerinde bilhassa durarak yaptıkları neşriyat Türk ve yahudilerin bir birine karşı nazarlarını ve hislerini ehemmiyetli surette teşviş etmiştir.
Türkler ile yahudilerin birbirini nasıl gördüklerine dair dahiliye vekili beye her iki tarafın söylediklerini hikâye etmeği vatandaşlar arasındaki geçimsizliği behemehal tedavi etmek vazifesinde ve kararında olan hükûmet muvafık bulmamaktadır. Bu karşılıklı şikâyetlerde beynelmilel semitizm ve antisemitizm edebiyatının bütün siyasî, iktisadî ve millî anasırı görülmekte olduktan başka Türkiyeye ait bir hususiyet olarak Yahudilerin yabancı dil ve harsta kalmakta israr ettikleri ve içlerinde demilitarize mıntıkalarda memleketin emniyeti için zararlı ve casus adamlar bulunduğu hakkındaki zanlar mevcuttur. Diğer taraftan Yahudi münevverleri millî hars meselesinin imparatorluğa ait hatalar olduğunu haklı olarak söyledikten sonra Türk kültürü ile kaynaşma gösterdikleri arzunun hakikî ve ciddi olduğunu ve memleketin emniyeti için sadakat ve vatandaşlık vazifesine riayet hisleri aleyhindeki şayiaların haksız ve isbatsız olduğunu samimiyetle bildirmektedirler. Haziran ortasından itibaren halk arasında bir de hükûmetin yahudileri Trakyadan kaldırmak istediği ve fakat bu hareketin açıktan açığa değil hususî tertipler ve tazyikler ile yapılmasını terviç eylediği işaa edilmiştir. Bu şerait altında haziran 24 ten itibaren Çanakkale ve 30 hazirandan itibaren Trakyanın diğer muhtelif yerlerinde hesaplarını ve muamelelerini keserek İstanbula nakletmek hareketi başlamış olduğu anlaşılıyor.
Hükûmet merkezi, 3-4 temmuzda vatandaşlar arasında dedikodu mevzuunu aşan fiiliyat ve teşebbüsleri farkedersek kat’i emirlerle müdahele ve vaziyeti durdurmıya teşebbüs etmiştiri ilk gelen haberler ve şikâyetlerden 100 kadar Yahudinin mahalli tazyikler yüzünden İstanbula hareket ettikler, öğrenilmiştir.
Gerek bu ilk haberler ve gerekse temmuzun üç ve dördüncü gnleri birdenbire genişliyen cereyanlar üzerine 4 temmuzda hükûmetin aldığı müessir tedbirlerle hâdiseler kat’i olarak durdurulmuştur.
Şimdiye kadar olan vukuat şu suretle hulâsa edilebilir:
A-Trakyadan ve Çanakkalede mevcut olan yerli ve yabancı 13 bin kadar yahudiden ceman 3 bin kadar nufusun İstanbula hareket ettiği tahmin olunuyor.
B-Kazalarda ve Edirneden boykot teşebbüleri olmuş ve teşebbüslere mektep çocukları karıştırılmak istenmiştir.
C-Kırklarelinde 3/4 temmuz gecesi çapulcu anasır harekete gelerek Yahudi evlerine tecavüzle hırsızlığa ve soygunculuğa koyulmuşlardır. Soygunculuk çarşıya ve dükkânlara sirayet etmeden bastırılmış ve bu esnada 65 ev soygunculuğa uğramıştır.
D-Bütün bu hâdisat esnasında bir jandarma şehit olmuş ve bir Yahudinin yaralanmasından başka nüfusça zayiat veya yaralanma vukuatı olmamıştır.
Yukardaki vukuat üzerine hükûmetçe alınan tedbirlerin bugünkü vaziyeti de şudur:
A-Her yerde memurlar her türlü propogandalar tesirinden zihinlerini kurtararak vaziyete ciddiyetle hâkim kılınmışlar ve hâdisat esnasında faaliyetleri kifayetsiz ve halütavurları müsamahakâr görülenler idarî ve adlî muamelelere maruz tutulmuşlardır.
B-Kırklareli hâdisesi şiddetle takip olunmuş ve devam edilmekte bulunmuştur. 3/4 temmuz ve 4 temmuzda Yahudi evlerinden alınan ve çalınan eşyanın şimdiye kadar yüzde yetmiş beşinden fazlası idarî ve adlî tedbirlerle maydana çıkarılmış ve sahiplerine iade ettirilmiştir. Müddei umumi müşevviklri ve mütecavizleri cürümlerine göre tevkif ederek adlî takibata başlamıştır. Hâdiseden heyecana dşüp korkularından çekilen yahudi vatandaşlar avdet etmekte bulunmuştur.
C-Diğer taraflarda hesabını keserek veya korku ile çekilmiş olanların avdetleri için hiç bir mani olmadığı gibi herkese anlatılmış ve anlatılmakta bulunulmuştur. Kırklareli soygunculuğu haricinde her türlü alım satım ve alacak verecek muamelelerini hükûmet münhasıran adliyeye taalluk eden sahada görmektedir. Hadisatın bugünkü vaziyeti yukarda söylendikten sonra hükûmet atide takip edceği hattı hareketi hiçbir tereddüde mahal vermiyecek surette tekrar ve tasrih etmek vazifesindedir.
1-Hükûmet her ne sebep ve şekil altında olursa olsun hicret tazyiklerine ve boykot hareketlerine mani olacaktır.
2-Adliyenin el koyduğu bütün suçlar süratle intaç edilecektir.
3-Yerlerinden çekilmiş olan Yahudilerden istiyenlerin avdetlerine mani olunmasına mahal verilmiyecektir.
4-Hükûmet için en mühim mesele vatandaşlar arasında eyi geçinme ve emniyet içinde yaşama havasının iadesidir. Dahilî, haricî sebeplere ve propagandalara maruz olan bu keyfiyette hükûmet muvaffak olacağına ve müşkilâtı iktiham edeceğine kanidir. Türklerin ekseriyetle Yahui vatandaşlara gizli ve aşikâr yardım etmek ve müfrit zehirli propagandalara karşı Yahudileri korumak için sarfettikleri gayreti ve tecavüz teşebbüslerine karşı hissettikleri nefret ve istikrahı vaziyetin sür’atle salâhı için esaslı amil addetmektedir.
5-Türkiyede vatandaşlar aleyhinde tahriklere ve düşmanlık telkinlerine hükûmet müsaade etmiyecektir. Hkûmet, matbuattan vatandaşlar arasına nifak koyacak salgınlara karşı mteyakkız ve basiretkâr olmalarına intizar eder.
6-Memurlar, hükûmetin hattı hareketini tahakkuk ettirmek için bütün kuvvetlerini sarfedeceklerdir. C.H.F. kâtibi umumîliği, vazifesini eyi yapmamış olan idare heyetlerini tahkik etmektedir. Fırka bakımından vazifelerini suiistimal etmiş olanlar hakkında fırkaca icap eden muamele yapılacaktır.
Fırka teşkilâtı, hükûmetin noktainazarı ile tam bir mutabakat halinde memurlara kendi sahalarında her suretle yardım edecektir.
Hükûmet hadiseleri ve tedbirleri olduğu gibi naklederken, vatandaşlar için endişeyi mucip bir vaziyet ve mesele kalmamış olduğunu beyan eder.