Dostu olan genç boksörün kendisini öldürdüğü zannediliyor
Akşam, 1 Kânunusani 1936
Fransada Nice şehri zabıtası çok esrarengiz bir cinayetin tahkikile meşguldür:
Madam Arbel adında zengin bir kadın Nice şehrinde oturmaktadır. Bu kadın, elli yaşında bulunmasına rağmen vücuduna çok iyi baktığı cihetle, hâlâ taravetini muhafaza ediyor ve kendisini görenler ancak 35 yaşında sanıyorlardı.
Madam Arbel’in iki iptilâsı vardır: Biri kumar, öteki de genç delikanlılar… Kadın hiç bir akşam Monte Karlo gazinosundan eksik olmaz. Bazı geceler kumarda 15-20 bin frank kaybettiği görülürdü.
Fakat kadın çok zengin olduğu cihetle, ara sıra bir mikdar para kaybetmesine o kadar ehemmiyet vermiyordu.
Dayaktan hoşlanıyor
Madam Arbelin genç delikanlılara fevkalâde iptilâsı olduğunu söylemiştik. Bu ellilik kadın, parasına tamaan kendisine yaklaşan genç adamlarla eğlenmek ve düşüp kalkmakla iktifa etmiyor, muvakkat âşıkları tarafından döğülmekten de çok zevk alıyordu.
Bu itibarla para mukabilinde tedarik ettiği gençlerin güçlü, kuvvetli olmasına, icabında kendisini döğmek için aşağı tabakalara mensup bulunmalarına dikkat ediyordu.
Madam Arbelin son âşığı Egender namında, ipten, kazıktan kurtulmuş bir sabıkalıydı. Egender boksördür. Bu itibarla madam Arbeli, sık sık istediğinden daha mükemmel döğüyor, parasını da çekiyordu.
Sabıkalı Egender, bir aralık zengin metresini boğmağa teşebbüs etmiş ve madam Arbel ortadan kaybolmazdan bir gün evvel dostlarından birine:
-Egenderden korkmağa başladım. Geçen gece beni boğmağa teşebbüs etti. Bu gece apartımanın kapısını arkadan sürgüliyeceğim ve onu bir daha evime kabul etmiyeceğim demişti.
Komşuların şüpheleri
Anlaşılan Egender, metresinden daha evvel davranmış ve onun işini bitirmiştir.
Madam Arbel, aradan bir çok günler geçerek ortada görünmediği halde, kimsenin nazarı dikkatini celbetmemişti. Zira zengin kadın, kimseye haber vermeden ara sıra seyahate çıkyor, Parise gidip geliyordu. Fakat bir gün oturduğu katın kapısını açık gören apartıman kapıcısı, bir hırsızlık vuku bulduğu zannile karakola baş vurarak keyfiyeti haber vermiş, polis komiseri, apartımana gelerek tetkikatta bulunmuş, fakat ortada hırsızlığa delâlet edecek bir karışıklık görmediği cihetle, daha uzun araştırmalara lüzum görmeden kapıyı kapayıp gitmişti.
İkinci araştırma
Aradan bir kaç gün daha geçtiği halde, madam Arbelin görünmemesi komşularının endişesini davet etmiş ve tekrar karakola baş vurularak apartımanda araştırma yapılması istenmiştir. Apartımanın bazı odaları kilitli olduğundan komiser istinkak hâkimine müracaat ederek taharri müsaadesini aldıktan sonra kilitli odaları açtırarak araştırmalar yapmıştır.
Bu araştırma esnasında, madam Arbelin karyolasındaki çarşaflarda büyük kan lekeleri, büyük surahinin kırılmış olduğu ve odanın içinde kanlı bir mücadelenin cereyan ettiğine delâlet edecek bariz izler görülmüştür.
Sandık ne oldu?
Bu kanlı izlerden şüphelenen komiser, madam Arbelin komşularını sorguya çekmiş ve cidden mühim ip uçları elde etmeğe muvaffak olmuştur.
Madam Arbelin komşularından biri, ellilik kadının kaybolmasından dört beş gün sonra âşığı sabıkalı Egenderin içi boş olduğu tek başına omuzunda kaldımasından anlaşılan büyük bir sandıkla eve geldiğini, fakat apartımanda bir kaç saat kaldıktan sonra kısa boylu bir arkadaşile beraber, bu sandığı zorlukla aşağıya indirerek bir otomobile yüklettiklerini söylemiştir.
Bunun üzerine Egender yakalanarak sorguya çekilmiştir. Sabıkalı ilk sorguda metresinin seyahate çıktığını, fakat nereye gittiğini bilmediğini söylemiştir.
Sandık istasyonda yok
Fakat metresinin apartımanına boş bir sandık getirdiği, sonra bu sandığı aşağıya indirerek otomobile yüklettiği söylenilince, sandığı seyahate çıkmak üzere bulunan metresinin emrile satın aldığını ve madam Arbel lüzumlu eşyasını doldurduktan sonra gene onun emrile şimendifer istasyona götürerek bıraktığını iddia etmiştir.
Zabıta, simendifer garlarında yaptığı tahkikat neticesinde böyle bir sandığın getirilip bırakılmadığı neticesine varmıştır.
Tahkikat devam ediyor.