Filistinde suikast

August 18th, 2008 can --- Dış Haberler Henüz yorum yapılmamış »

Bir İngiliz komiseri öldürüldü

Haber Akşam Postası, 27 Eylül 1937

Londra, 27 (Hususî)- Filistinde dün ümid edilmedik bir hâdise olmuştur. Galilenin İngiliz komiseri Andrevvs maiyet polisiyle beraber arab tethişçileri tarafından öldürülmüştür.

İngiliz makamları, Filistin hâdiselerine ciddiyet veren bu hâdiseden sonra şiddetli tedbirler almıya karar vermiştir. Haber burada heyecanla karşılanmıştır.

Suikastçiler henüz yakalanmamıştır.

AddThis Social Bookmark Button

Musolini Berline damadı ile beraber gidiyor

May 13th, 2008 can --- Dış Haberler Henüz yorum yapılmamış »

Haber Akşam Postası, 18 Eylül 1937

Berlin 18 (Hususî)-İtalyan başvekili Musolini Berline damadı Kont Çiano ile beraber gidecektir. İtalyan başvekilinin ikametine Hindenburg sarayı tahsis edilmiştir. Ziyaret 27 eylülde yapılacaktır.

Berlin Brandenburg kapısından girecek olan Musolini başvekâlet dairesinde ilk resmî görüşmelerde bulunacaktır. Bilhassa kabinenin bütün kadrosile yapacağı bir içtimada İtalyan başvekili ve hariciye nazırının da bulunacağı anlaşılmıştır.

AddThis Social Bookmark Button

Güzellik kraliçesi alışverişi

May 13th, 2008 can --- Dış Haberler Henüz yorum yapılmamış »

Fransada güzel kızları kandıran bir şebeke yakalandı

Haber Akşam Postası, 18 Eylül 1937

14 ile 28 yaş arasında altı güzellik kraliçesi, Fransanın Nis şehrinden Korsika adasına kaçırılmaktayken, zabıta tarafından beyaz kadın tacirlerinin elinden alınmıştır.

Korsikada bar işleten Jean Starth isimli bir erkek ve Seuve isimli bir kadın, “adam ayartıp kaçırtma” suçuyla tevkif edilmişlerdir.

Bir müddettenberi zabıta, Starth’in barına sık sık gelen güzel kızlardan şüpheye düşerek bu adamın izini takip etmekteydi.
Yapılan tahkikat neticesinde kızlardan bir çoğunun Riveiera sahillerinde yapılan güzellik müsabakalarına namzet olarak giren ve sonra Korsikada bir terzi salonu için kendilerine mankenlik teklif edilen kızlar olduğu anlaşılmıştır. Bununla beraber, kızlar adaya geldikleri zaman, ellerindeki mukavelenamelerin muteber olmadığı kendilerine söylenmekte ve barlarda çalışmağa mecbur edilmekteydiler. Birçoğu da sonradan harice gönderilmekteydi.

Birkaç gün evvel zabıta, Starthın en güzel kızı seçtiğini ve sonradan bu kızlardan altı tanesine Madame Seuven müessesesinde çalışmak üzere iş teklif ettiğini öğrenmiştir.

Nihayet bundan üç gün evvel, altı güzel kız, kendilerine angaje denlerle birlikte, Korsikaya gitmek üzere vapur iskelesinde buluşmuşlar ve kendilerini gözliyen polis derhal baskın vererek Staarth ile Seuve’i yakalamış, bu suretle iğfal edilen güzel Fransız kızlarını, beyaz kadın tacirlerinin elinden kurtarmıştır.

AddThis Social Bookmark Button

Avusturyada Hitlerci Tedhişçiler

May 10th, 2008 can --- Dış Haberler Henüz yorum yapılmamış »

Son Posta, 11 Temmuz 1934

Viyana, 10 (A.A.) - Avusturyada Nazilerin tethiş hareketi devam etmektedir. Viyana yakininde bir Nazi, bir gazinonun kumar salonuna bomba koyarken tevkif edilmiştir.

Karistie’de bir jandarma devriyesine hücum eden ve jandarmalardan birini ağır surette yaralıyan üç Nazi tevkif edilmiştir.

AddThis Social Bookmark Button

Milletler Cemiyeti daimî mandalar komisyonunda Filistin işi dolayisiyle ihtilâf çıktı

March 6th, 2008 Editör --- Dış Haberler, Siyaset Henüz yorum yapılmamış »

Ulus, 19 Ağustos 1939

Londra, 18 a.a.- Milletler Cemiyeti daimî mandalar komisyonunun Londra ve Cenevrede aynı zamanda neşredilen raporu, mezkûr komisyonu teşkil eden muhtelif âza arasında Filistin hakkındaki ingiliz plânı hususunda kati bir görüş anlaşmazlığı olduğunu göstermektedir.

Komisyonu teşkil eden 11 âzadan:

Dördü: Belçika, İsviçre, Norveç ve Hollanda aleyhte. Üçü Portekiz, İngiltere, Fransa lehte rey vermişlerdir. Diğer dört âzadan biri, İspanya mevcut değildi ve alman, italyan ve Japonya istifa etmiş bulunuyorlardı.

Bu görüş anlaşmazlığına rağmen, komisyon âzası Filistin’e İngiltere tarafından tahkik komisyonları gönderilmesi neticesinde hazırlanan muhtelif tesviye suretlerinin zamanı geldiği vakit nazarı itibara alınması hususunda ittifak göstermiştir.

En salâhiyetli ingiliz mahfillerinde kaydolunuyor ki, mandalar komisyonu, bir istişare heyetinden ibarettir ve asıl kararı Milletler Cemiyeti konseyi eylül toplantısında verecektir.

İngiliz hükümeti tarafından ileri sürülen muhtelif tesviye suretlerinin kıymetini komisyonun müttefikan teslime ylemesi Filistinde federal bir idare tesisine imkân verecektir. Bunun ingiliz hükümetince faaliyetle tetkik edilmekte olduğu zannediliyor.

AddThis Social Bookmark Button

Esrarlı bir cinayet: Dövülmekten hoşlanan kadın ne oldu?

March 6th, 2008 Editör --- Dış Haberler, Vukuat Henüz yorum yapılmamış »

Dostu olan genç boksörün kendisini öldürdüğü zannediliyor

Akşam, 1 Kânunusani 1936

Fransada Nice şehri zabıtası çok esrarengiz bir cinayetin tahkikile meşguldür:
Madam Arbel adında zengin bir kadın Nice şehrinde oturmaktadır. Bu kadın, elli yaşında bulunmasına rağmen vücuduna çok iyi baktığı cihetle, hâlâ taravetini muhafaza ediyor ve kendisini görenler ancak 35 yaşında sanıyorlardı.

Madam Arbel’in iki iptilâsı vardır: Biri kumar, öteki de genç delikanlılar… Kadın hiç bir akşam Monte Karlo gazinosundan eksik olmaz. Bazı geceler kumarda 15-20 bin frank kaybettiği görülürdü.

Fakat kadın çok zengin olduğu cihetle, ara sıra bir mikdar para kaybetmesine o kadar ehemmiyet vermiyordu.

Dayaktan hoşlanıyor
Madam Arbelin genç delikanlılara fevkalâde iptilâsı olduğunu söylemiştik. Bu ellilik kadın, parasına tamaan kendisine yaklaşan genç adamlarla eğlenmek ve düşüp kalkmakla iktifa etmiyor, muvakkat âşıkları tarafından döğülmekten de çok zevk alıyordu.
Bu itibarla para mukabilinde tedarik ettiği gençlerin güçlü, kuvvetli olmasına, icabında kendisini döğmek için aşağı tabakalara mensup bulunmalarına dikkat ediyordu.

Madam Arbelin son âşığı Egender namında, ipten, kazıktan kurtulmuş bir sabıkalıydı. Egender boksördür. Bu itibarla madam Arbeli, sık sık istediğinden daha mükemmel döğüyor, parasını da çekiyordu.

Sabıkalı Egender, bir aralık zengin metresini boğmağa teşebbüs etmiş ve madam Arbel ortadan kaybolmazdan bir gün evvel dostlarından birine:

-Egenderden korkmağa başladım. Geçen gece beni boğmağa teşebbüs etti. Bu gece apartımanın kapısını arkadan sürgüliyeceğim ve onu bir daha evime kabul etmiyeceğim demişti.

Komşuların şüpheleri
Anlaşılan Egender, metresinden daha evvel davranmış ve onun işini bitirmiştir.
Madam Arbel, aradan bir çok günler geçerek ortada görünmediği halde, kimsenin nazarı dikkatini celbetmemişti. Zira zengin kadın, kimseye haber vermeden ara sıra seyahate çıkyor, Parise gidip geliyordu. Fakat bir gün oturduğu katın kapısını açık gören apartıman kapıcısı, bir hırsızlık vuku bulduğu zannile karakola baş vurarak keyfiyeti haber vermiş, polis komiseri, apartımana gelerek tetkikatta bulunmuş, fakat ortada hırsızlığa delâlet edecek bir karışıklık görmediği cihetle, daha uzun araştırmalara lüzum görmeden kapıyı kapayıp gitmişti.

İkinci araştırma
Aradan bir kaç gün daha geçtiği halde, madam Arbelin görünmemesi komşularının endişesini davet etmiş ve tekrar karakola baş vurularak apartımanda araştırma yapılması istenmiştir. Apartımanın bazı odaları kilitli olduğundan komiser istinkak hâkimine müracaat ederek taharri müsaadesini aldıktan sonra kilitli odaları açtırarak araştırmalar yapmıştır.

Bu araştırma esnasında, madam Arbelin karyolasındaki çarşaflarda büyük kan lekeleri, büyük surahinin kırılmış olduğu ve odanın içinde kanlı bir mücadelenin cereyan ettiğine delâlet edecek bariz izler görülmüştür.

Sandık ne oldu?
Bu kanlı izlerden şüphelenen komiser, madam Arbelin komşularını sorguya çekmiş ve cidden mühim ip uçları elde etmeğe muvaffak olmuştur.

Madam Arbelin komşularından biri, ellilik kadının kaybolmasından dört beş gün sonra âşığı sabıkalı Egenderin içi boş olduğu tek başına omuzunda kaldımasından anlaşılan büyük bir sandıkla eve geldiğini, fakat apartımanda bir kaç saat kaldıktan sonra kısa boylu bir arkadaşile beraber, bu sandığı zorlukla aşağıya indirerek bir otomobile yüklettiklerini söylemiştir.

Bunun üzerine Egender yakalanarak sorguya çekilmiştir. Sabıkalı ilk sorguda metresinin seyahate çıktığını, fakat nereye gittiğini bilmediğini söylemiştir.

Sandık istasyonda yok
Fakat metresinin apartımanına boş bir sandık getirdiği, sonra bu sandığı aşağıya indirerek otomobile yüklettiği söylenilince, sandığı seyahate çıkmak üzere bulunan metresinin emrile satın aldığını ve madam Arbel lüzumlu eşyasını doldurduktan sonra gene onun emrile şimendifer istasyona götürerek bıraktığını iddia etmiştir.

Zabıta, simendifer garlarında yaptığı tahkikat neticesinde böyle bir sandığın getirilip bırakılmadığı neticesine varmıştır.

Tahkikat devam ediyor.

AddThis Social Bookmark Button

İngiltere’de nüfu sayımı yapılacak

February 26th, 2008 Editör --- Dış Haberler Henüz yorum yapılmamış »

Ulus, 18 Ağustos 1939

Londra, 17 a.a.- Millî bir defter tanzimi suretiyle İngiltere halkının nüfus tahriri yapılacağı dün öğleden sonra ilân edilmiştir.

Bu plâna göre, her kadın, erkek ve çocuk bu deftere kaydolunacak ve harp çıktığı zaman ismini ve mezkûr defterdeki kayıt numarasını havi bir vesika alacaktır. Bu sistemin iki hedefi vardır:

Bir taraftan, mükellefiyet, iaşe ve kadınların maaş almaları gibi harp vaziyetinden doğan ihtiyaçlar temin edilmiş olacak ve diğer taraftan da bir harp olmasa dahi, 1941 de yapılacak umumî tahriri nüfusa yardım edecektir.

Mezkûr defterin tenzimi için memleket 65.000 mıntakaya ayrılmıştır. Halbuki en son tahriri nüfusta memleket ancak 49.000 mıntıkaya ayrılmıştı.

AddThis Social Bookmark Button

Gandi Müslüman Oluyormuş!

February 26th, 2008 Editör --- Dış Haberler Henüz yorum yapılmamış »

Son Posta, 17 Temmuz 1934

Kahirede çıkan (Elblağ) gazetesinin Bombay muhabiri yazıyor:

Mahatama Gandi son seyahati arasında (Bona) şehrine uğramıştır. Gandi Bonada (Cemiyeti İslâmiye)nin merkezini de ziyaret etmiştir. Burada iradettiği bir nutukta aynen şunları söylemiştir:

“Ben kar’ana bütün kalbimle inanırım. Kur’anı müteaddit defa dikkatle ve ehemmiyetle okudum. Birçok sır ve hikmetlerini keşfettim bana hekim Ekmel Han merhum İslâm âlimi Mevlâna Şibeli Numanın birçok kitaplarını hediye etmiştir. Peygamber Muhammedin dehası beni teshir etti. Ben o yüksek dehanın nübuvetine doğruluğuna iman ediyorum” Gandinin bu nutku Hindular arasında bir haylı dedikoduya mucip olmuştur.

AddThis Social Bookmark Button

Viyanada gazeteciler bir saat mahbus kalmışlar

February 24th, 2008 Editör --- Dış Haberler Henüz yorum yapılmamış »

Hariciye Nezaretine davet edilen gazeteciler dışarıya çıkamamışlar

Akşam, 16 Mart 1938

Viyana 15 (A.A.)- Röyter ajansının muhabiri bildiriyor: Dün akşam vuku bulan davet üzerine Hitlere yapılan istikbali tasvir etmek için bu sabah Hariciye Nezaretine müsaade almağa giden gazeteciler Nezarette alıkonulmuşlardır.

Yüksek rütbeli bir Avusturya zabitinin mevcudiyetinden cesaret alan gazeteciler, mutad veçhile kapıya doğru gitmişlerse de bir Alman nöbetöi neferi kendilerine geri dönmek emrini vermiş ve merdiven tahliye edilmediği takdirde derhal ateş etmek üzere talimat almış olduğunu bildirmiştir.

Avusturya zabiti bu halden pek mahçup olmuş, fakat o da matbuat mümessilleri gibi emre itaat etmenin lüzumuna kanaat getirmiştir.

Nezaretin bütün kapılarının kapanması için şiddetli emirler verilmiştir. Bunun neticesi olarak bütün gazeteciler halihazırda tevkif edilmiş gibidirler. Söylendiğine göre, ecnebi gazeteciler takriben bir saat kadar mevkuf kaldıktan sonra tahliye edileceklerdir.
Viyana 15 (A.A.)- Yüksek bir memur, Havas ajansının muhabirine şu beyanatta bulunmuştur:

“Ecnebi gazetecilerin bugün yapılan merasime iştirak etmekten medildikleri hakkındaki şayialar asılsızdır.

Hitlerin nutkundan evvel Hariciye Nezaretinin kapıları gece kısa bir müddet için kapatılmışsa da Nezaret binasının içinde bulunan gazeteciler o aralık dışarı çıkmadıkları için “Kahramanlar meydanı”nda yapılan merasimi pencereden seyretmişlerdir.

AddThis Social Bookmark Button

Süt işleri nasıl halledilir?

February 3rd, 2008 Editör --- Dış Haberler, Sağlık Henüz yorum yapılmamış »

Viyanalılar bir değil, dört tüelü süt içiyorlar
Avusturya çocuklarının sıhhatlerini temin eden sır

Vakit, 8 Kânunusani 1930

Şehrimizde süt meselesi bir türlü halledilemez ve biz içilecek bir nevi süt bulamazken bir çok medeni şehirler bu ilk ve kuvvetli gıda işini harikulâde mükemmel bir hale getirmiş bulunuyorlar. Bu şehirler arasında Viyana birinci safta gelmektedir.
Bakınız Viyana muhabirimiz bu hususta ne yazıyor:

Doğar doğmaz insanın ilk gıdasını teşkil eden süt, Viyanada çok ince bir dikkat ve alâka ile muamele gören bir maddedir. Bu güzel gıdadan herkesin ve bilhassa çocukların en sıhhî ve en azamî derecede istifadelerini te’min için bir çok fabrikalar ve usuller vardır. Pastör üsülü ile takim, sun’i güneşten geçirerek gıda kuvvetini tasbit ve muhafaza bu husuta en başta geliyor.

Sütün gıda kuvvetinden tamamile istifade edebilmek için onu çiy olarak içmek lâzımdır. Halbuki temiz olmadığı takdirde insana verem bile geçiren bu gıda bu münasebetle en ince bir itinaya muhtaç bulunuyor. Bunun içindir ki Viyanalılar halkın içeceği sütü evvelâ Pastör usulüne tâbi tutmuşlardır.

Pastör usulü ile takim edilmiş bu sütler temiz ve kapalı şişeler içinde ve mükemmel bir tevzi teşkilâtı ile istiyenlerin kapılarına kadar gönderilir. Bu sütü çiy olarak içmekte artık zerre kadar tereddüde mahal kalmamıştır. Viyanada açık olarak da üt satılır ki bunları mutlaka kaynatarak içmek lâzımdır.

Sun’i güneş ziyasına tutulan sütlere gelince bunlar mavi şişeler içinde satılır. Bu süt diğer sütlerin en mükemmeli ve en mikroptan azade olanıdır.

Süt cinsi bununla da bitmiş değildir. “Çocuk sütü” denilen dördüncü bir süt daha vardır ki bunun yarım litresi bir buçuk litrelik bir gıda kuvveti taşır.

Hepsi leziz ve ucuz olan bu sütlerden zengin, fakir bütün Avusturya çocukları bol bol içerler.

Viyanada fabrikadan geçmemiş sütlerin satılması kat’iyyen memnudur. Bütün süt sahipleri sütlerini fabrikalarda takim muamelesi gördükten sonra satışa çıkarabilirler.
Vefiyat miktarı pek az olan Avusturya çocukları muhakkak ki hayat ve sıhhatlerini bu süte medyun bulunuyorlar.

AddThis Social Bookmark Button