Maarif Şûrası dün mühim bir kültür dâvamızı halletti
Bu suretle 380.000 köy çocuğuna iki yıl daha milli terbiye ve kültür vermek kabil olacaktır
Ulus, 26 Temmuz 1939
Maarif Şûrası umumi heyeti dün Maarif Vekilimiz Hasan Âli Yücel’in reisliğinde toplanarak kültür dâvamızın çok mühim bir meselesine temas etmiş ve uzun münakaşalardan sonra üç sınıflı ve bir öğretmenli köy okullarının beş sınıflı hale getirilmesine ittifakla ve alkışlar arasında karar vermiştir.
Milli terbiyemizin inkişafında ve köy kalkınmasında mühim bir rol oynıyacak olan bu prensip hakkında alâkalı komisyonun raporu şu esasları ihtiva ediyordu:
a) Üç sınıflı köy okulları, Parti programında tesbit edilmiş olan beş yıllık tahsil prensipine uygun değildir.
b) Üç yıllık köy okulu, umumî ve mecburî ilk tahsil hedeflerini tahakkuk ettirmiye ve köy çocuğuna istenilen millî terbiyeyi vermiye kâfi değildir.
c) Köy okullarının üç sınıflı olması beş yıllık mecburî tahsilin istenilen şekilde tatbikine mâni olmaktadır.
Köy okullarının beş sınıflı hale getirilmesinin faydaları raporda şu suretle tespit edilmiş bulunmaktadır.
Beş sınıfın faydaları
a) 380.000 türk çocuğuna iki yıl daha okula devam imkânı hazırlıyarak onları muhitine, yurduna daha faydalı bir unsur yapacaktır.
b) Okul yolu ile verilebilecek millî terbiyenin tekemmülünü temin edecektir.
c) Köy çocuklarının daha ileri tahsil kademelerini sırasiyle takip etmelerine imkân verecektir.
d) Halkçılık prensipimize Maarifte yeni bir tahakkuk sahası teşkil edecek ve cumhuriyetin köy-şehir farkı tanımadığına köylüyü bir kat daha inandıracaktır.
e) Öğretmenin, meslekî şahsiyetiyle umumî ve meslekî malûmatını kuvvetlendirmek lüzumunu duymasına yol açacaktır.
f) Orduya daha uyanık, daha bilgili askerler gelmesini temin edecektir.
Hatiplerin sözleri
Umumî heyet üzerinde büyük bir tesir ve alâka uyandıran bir raporun okumasından sonra birçok hatipler mütalealarını söylemişlerdir. Bu arada ilk okul öğretmenlerinden Tevfik Yıldız, fikirlerin esas itibariyle pek doğru olduğunu, bununla beraber köy öğretmenlerinin maişet ve mesken kaygısından kurtarılıp idealiyle başbaşa bırakılarak ve bu yeni vaziyete göre meslekî bakımdan techiz edilerek muvaffakiyetin matlûp şekilde istihsalin mümkün olacağını söylemiştir. Pertevniyal Lisesi Edebiyat öğretmeni ve Maarif Şûrasının orta öğretim komisyonu reisi Tevfik Ararat ile İstanbul Üniversitesi terbiye profesörü Sadrettin Celâl Antel meselenin bedihî ve zaruretin meydanda olduğuna binaen hemen reye müracaat edilmesini teklif etmişlerse de mevzuun ehemmiyeti müzakereyi devama sürüklemiş ve söz alan İsmail Hakkı Baltacıoğlu, bir öğretmenin beş sınıfı bir arada idare etmesinin bir paradoks olmadığını, bunu içimizde tatbik etmiş olanların ve şimdi de edebileceklerin mevcut olduğunu, muallim enerjisinin bir dersanede ister aynı sınıftan olsun ister ayrı sınıflara mensup olsun 40 talebe karşısında sabit bir kıymet ifade edeceğini, ancak enerjinin sarf şeklinin değiştirilebileceğini söyliyerek bu usulün tatbikinde hem zaruret, hem fayda bulunduğunu ve hiç bir imkânsızlık mvzuubahs olmadığını izah etmiştir.
Bunu müteakip söz alan Konya Maarif Müdürü Halit Ziya Kalkancı, nazarî olarak mümkün görülebilecek olan bu usulün tatbikinden alınacak neticeler elde bulunmadıkça katî bir hüküm verilmiyeceğini söylemiş, Baltacıoğlu’nun hükme medar olabilecek ne gibi doneler verebileceğini sormuş, Konya’daki müşahede ve teftişlerinde üç sınıflı köy okullarında bile tek öğretmenden kâfi randıman alınamadığını gördüğüne göre beş sınıfın bir öğretmene verilmesinden müspet neticeler istihsalini şüpheli görmüştür.
Bunun üzerine hararetlenen müzakere profesör Saim Ali Dilemre’nin kürsüye gelmesiyle bir kat daha heyecanlı bir hal iktisap etmiştir.
Saim Ali Dilemre, bir öğretmenli ve müteaddit sınıflı mektebin muvaffak olduğuna bizzat kendisinin ve Şûra âzasından kendi yaşında bulunanların misal teşkil ettiğini söyliyerek Nakilbent mahalle mektebindeki yetişiş tarzını ve o zamana ait hatıralarını alâkalandırıcı bir ifade ile canlandırmıştır. Bunu müteakip söz alan Adana Lisesi Direktörü Şahap Nazmi Coşkunlar kendisinin de vaktiyle beş sınıfı bir arada okutmak suretiyle köy muallimliği ettiğini ve aldığı neticenin çok müspet olduğunu söyliyerek raporu teyit etti ve müzakerenin kifayetini ileri sürdü. Bunun üzerine Şûra Reisi Maarif Vekili Hasan-Âli Yücel hatiplerin sözlerini hulâsa ederek reye müracaat etti ve komisyonun teklifi alkışlar arasında ittifakla kabul edildi.
Kabul edilen diğer kararlar
Şûra, okul kitaplarının Maarif Vekilliği tarafından bastırılması hakkındaki tâlimatnamenin müzakeresine devam ederek, müsabakada kazanan eserlere verilecek telif hakları maddesinin muhtelit bir komisyonda tekrar gözden geçirilmesine ve diğer maddelerinin kabulüne karar vermiştir. Bundan sonra (Maarif Müdürleri ve memurları tâlimatnamesi) hakkındaki rapor üzerinde müzakerelerde bulunmuş ve komisyonun raporunu bazı tâdillerle kabul etmiştir.
Saat 12 de açılan ikinci celsede (bir öğretmen tarafından idare olunan üç sınıflı köy okullarının beş sınıfa iblağı hakkındaki rapor) ile (ilk okulların varidat menbaları hakkındaki rapor) müzakere edilmiş ve kararlar alınmıştır.
Komisyonların çalışmalarına imkân vermek üzere saat 17 de yine Vekilin riyasetinde toplanan Şûra umumî heyeti önce muhtelit komisyonun müsabakada kazanan okul kitaplarını yazanlara verilecek telif hakları hakkındaki raporunu aynen kabul etmiş ve sonra (Orta okul ve Liselerle öğretmen okulları meslek ve teknik okullar inzibat tâlimatnamesini müzakereye başlamış ve bu tâlimatnamenin meslek okullarına da teşmilini kabul etmiştir.
Yarın saat 10 da tekrar toplanmak üzere saat 20 de celse tâtil edilmiştir.