Kız yüzünden 6 kişi arasında kavga

May 13th, 2008 can --- Vukuat 1 Yorum »

Haber Akşam Postası, 27 Eylül 1937

Dün Üsküdarda kalabalık bir genç grupu bir kıza atılan söz yüzünden birbirine girmiştir.

Asım, Sabri, Hamdi oğlu Sabahaddin ve Cemal oğlu Haşim “Valdeatik” mahallesinde oturan Leman isimli kızın yanından geçerken bunlardan Sabri ile Haşim sarhoş oldukları halde söz atmışlardır. Buna sinirlenen Kemal ile Sabahaddin de Sabri ile Haşimi döğmüşlerdir. Bu suretle ortaya bir kavga çıktığından zabıta hepsini yakalamıştır.

AddThis Social Bookmark Button

Parasız seyircileri Elektrik cereyanile öldüren sinemacı

May 10th, 2008 can --- Vukuat Henüz yorum yapılmamış »

Şimdi Mersin mahkemesinde mevkuf olarak hesap veriyor

Haber Akşam Postası, 7 Eylül 1937

Mersin, 6 (Hususî muhabirimizden)- Mersinde belediye bahçesindeki sinemayı çevreliyen parmaklıklara elektrik cereyanı verilerek bir adamı kömür haline getiren facianın tafsilâtını evvelce vermiştim. Bu facianın muhakemesi şimdi burada yapılmaktadır.

Davada sinema kiracısı Halil Eserle, sinema memuru Mehmed Sabah ölüme sebebiyet suçuyla mevkuf bulunmaktadır. Son celselerde müdafaa şahitleri dinlenmiş ve parmaklıklara verilen elektrik cereyanının mahiyeti ve cereyan verilmesi emrinin kimin tarafındn verildiği noktası üzerinde durulmuştur.

Suçlulardan Mehmet Sabah demir parmaklıklara verilen cereyanın manyeto cereyanı olduğunu iddia etmiştir. Facia vukubulur bulmaz tetkikat yapan fen heyeti verdiği raporda bu cereyanın 180 votluk bir şehir cereyanı olduğunu bildirmişti. Bu raporu veren Adana belediyesi elektrik fen memuru Yusuf Ziya ile Adana elektrik şirketi baş kontrolörü Yunus mahkemeye izahat vererek demişlerdir ki:

-Demir parmaklıklara verilen cereyanı götüren tel toprak teline demir parmaklıkların kırmızı boyaları kazınarak bağlanmıştır. Tahta olan bölmelere de cereyan tel köprülerle geçirilmiştir. Bu suretle parmaklıklara 180 voltluk cereyan verilmiştir. Bu cereyan da bir adamı öldürmeğe kâfidir.

Suçlu Mehmet Sabah, cereyanın manyeto ile verildiği iddiasını, tekrarlamıştır. Fakat şahitler, oradaki araştırmalarda manyeto makinesine tesadüf edilmediğini söylemişlerdir. Mahkeme başka bir güne bırakılmıştır.

AddThis Social Bookmark Button

Yenikapıdaki kazanın mesulü kim?

May 10th, 2008 can --- Vukuat Henüz yorum yapılmamış »

Sünnet düğününde gazinonun çökmesiyle altı kişi ağır surette yaralandı

Haber Akşam Postası, 10 Eylül 1937

Dün saat on yedide Yenikapıda Sandıkburnunda feci bir kaza olmuştur.

Kızılay Kumkapı nahiyesi tarafından elli fakir çocuğun sünnet edilmesine karar verilmiş, bunun için de Sandıkburnunda Mehmet Raufun gazinosu kiralanmıştır. Deniz üzerinde bulunan gazinoya dün saat on dörtten itibaren sünnet edilecek çocuklar ve aileler gelmeye başlamışlardır.

Saat on yedide sünnetçi Cevat henğz ikinci çocuğu sünnet ederken halkın kesif bulunduğu bir anda birdenbire gürültü ile çökmüştür.

On metre murabaaı kadar olan bu yerde bulunan çocuklarla kadın erkek elliden fazla insan denize düşmüşlerdir.  Kaza üzerine çocuklar ve kadınlar sahile kaçışmışlardır. Erkekler ve denizdeki sandalcılar hemen denize düşenleri kurtarmaya savaşmışlardır.

Fahriye isminde bir kızla Arif, Orhan, Hakkı isminde üç sünnet çocuğu ve Hüseyin Mavlût isminde iki erkek muhtelif yerlerinden ehemmiyetli surette yaralanmışlardır.

Bunlar hemen çağrılan sıhhî imdat otomobili ile Cerrahpaşaya kaldırılmışlardır. Hafif surette yaralanan bazı kimselerin de Aksaray eczanelerinde yaraları sarılmıştır.

Bir belediye mühendisi kaza yerinde keşif yapmıştır. Tahkikat devam ediyor.

AddThis Social Bookmark Button

Vapura binerken denize düştü

May 10th, 2008 can --- Vukuat Henüz yorum yapılmamış »

Haber Akşam Postası, 27 Eylül 1937

Dün saat 19,10 da Kadıköy iskelesinden köprüye kalkmak üzere bulunan Moda vapuruna binmekte olan Fatihte Kıztaşında oturan Sadık’ın kızı 13 yaşlarında Leman, muvazenesini kaybederek vapurla iskele arasına düşmüştür.

Moda vapurunun gemicilerinden Rizeli Hasan, kızın denize düştüğünü görünce derhal denize atlamış ve kızcağızı muhakkak bir ölümden kurtarmıştır.
Leman Haydarpaşa hastanesinde tedavi altına alındıktan sonra evine gönderilmiştir.

AddThis Social Bookmark Button

Cebinde 30 Para Vardı Ve Bir Kadın Seviyordu

May 9th, 2008 can --- Vukuat Henüz yorum yapılmamış »

Son Posta, 11 Temmuz 1934
Eskişehir (Hususî)- Burada bir cinayet işlenmiş, cebinde 30 parası olan bir adam, bir kadın alâkası yüzünden öldürülmüştür. Cinayet şöyle olmuştur:

Menzilhane sokağında oturan Sabriye isminde bir kadını, Sivrihisardan buraya ekmek parası kazanmak için gelen marangoz Yakup isminde birisi sevmiye başlamıştır. Fakat Sabriyeyi Bozöyüklü Mehmet isminde bir İnhisar kolcusu da sevmektedir. Mehmet kendisine bir rakip türediğini anlayınca Yakubu beşlemiş Sabriyenin evi önünde tabancasını çekerek ateş etmiştir. Yakup aldığı yaraların ağırlığı yüzünden hastaneye kaldırılınca ölmüştür. Cebinden 30 para çıkmıştır. Katil Mehmet kaçmış henüz yakalanamamıştır.

AddThis Social Bookmark Button

Bir şoförün şikâyeti

May 8th, 2008 can --- Vukuat Henüz yorum yapılmamış »

Taksi parasını isteyince kırbaçlamışlar

Haber Akşam Postası, 16 Eylül 1937

Şehremininde Baruthane yokuşunda oturan şoför Mehmet dün gece saat ikide karakola müracaat etmiş, Beyoğlundan, Şehreminine getirdiği Tevfik ve Nafiz ismindeki iki müşteriden taksi ücretini isteyince Nafizin kızarak kendisini kırbaçla dövdüğünü iddia etmiştir.

Biraz sonra Nafizle arkadaşı da karakola gelmişlerdir. Bunlardan Nafiz cebinde bulunan 175 liranın boğuşma sırasında kaybolduğunu iddia etmiştir.

Biribirinden şikâyetçi olanlar mahkemeye verilmişlerdir.

AddThis Social Bookmark Button

Hafta tatili kanununa muhalefet

May 7th, 2008 can --- Vukuat Henüz yorum yapılmamış »

Haber Akşam Postası, 12 İlkteşrin 1937

Mercan yokuşunda Yanık saraylar arkasındaki dokuma fabrikasının sahibi Şeferin işçilerini 2007 numaralı hafta tatili kanununa mugayir olarak çalıştırdığı anlaşıldığından cürmümeşhut halinde yakalanmış ve mahkemeye verilmiştir.

AddThis Social Bookmark Button

Küçük Haberler

May 4th, 2008 can --- Vukuat Henüz yorum yapılmamış »

Haber Akşam Postası, 27 Eylül 1937

*Halka sağlık bilgileri öğretmek üzere sağlık propogandası yapılacaktır. Bu maksatla afişler bastırılmaktadır. On iki muhtelif mevzua ait olan bu afişlerin basılması bittikten sonra bunlar sıhhî müesseselere, halkevlerine, mekteplere, istasyonlara, polis karakollarına asılacaktır.

*Sıhhiye vekâleti tarafından Türk ırkının vasıflarını tesbit etmek üzere bir çok gruplar teşkil edilmişti. Bu antropometri anketlerine memur gruplar memur oldukları vilâyetlerde vazifelerine devam etmektedirler. 80.000 kişi üzerinde yapılacak bu ankete ait fişlerden mühim bir kısmı hazırlanmıştır.

*Rumelifeneri civarında jandarmalar tarafından büyük bir cisim görülmüş ve gönderilen kayıklar vasitasile bu duba çekilerek sahile çıkarılmıştır. Bunun maddî kıymeti oldukça yüksek ve deniz filolarına mahsus bir deniz hedefi olduğu anlaşılmıştır. Deniz kumandanlığına teslim edilecektir.

*Deniz harp mektebinden 937 senesi mezunu olan yarsubaylara 30 eylül perşembe günü saat 15 te merasimle diplomaları verilecektir.

*Konya ehli hayvan sergisi, dün askerî hayvan hastanesinde merasimle açılmıştır.

*Şirketihayriyenin kendi tezgâhlarında yaptırdığı 75 numaralı vapuru dün öğleden sonra Boğazda bir gösteri gezisi yapmıştır.

*Antalya mebusu Rasih, dün gece bir kaza geçirmiş ve Babıâli yokuşundan inerken kendisine meçhûl bir bisiklet çarpmıştır. Bu çarpışma neticesinde Antalya mebusu sağ bacağından yaralanmıştır. Bisikletin kime ait olduğu tesbit edilememiştir.

*Mustafa isminde bir çingene Çatalca kazasına bağlı Bukanık köyü civarında koyun otlatmakta olan Osman isminde birinin 15 yaşındaki Ayşe adındaki kızını zorla berbat ederek kaçmıştır. Mustafa evvelki gün Çatalca civarında yakalanarak adliyeye teslim edilmiştir.

*Selânik panayırını ziyaret eden Trakya umumî müfettişi Kâzım Dirik Edirneye dönmüştür.

*Maarif vekâleti gönderdiği bir tamimle orta tedrisatın derslere ilkteşrinin birinci cum günü başlanılması bildirilmiştir.

DIŞARIDA

*iskenderiyede seksen bir işçinin Kral Faruk lehinde tertip ettikleri bir tezahür esnasında panik olmuş ve 25 kişi ölmüştür. 100 kadar da yaralı vardır.

*Küçük itilâf konseyi bugün ilk içtimaını yapmaktadır. Başlıca mesele küçük itilâfla Macaristan arasında cereyan etmekte olan müzakerelerdir.

*Sabık İngiliz kralı ve refikası Parise vasıl olmuştur.

*Lehistanda 1920 istilâsında tahrip edilen Vistul nehri üzerindeki bin metrelik köprü yeniden yapılarak açılmıştır.

*Yunan Veliahdı Bulgaristandan Viyanaya gitmiştir.

*Lehistanda Yahudi aleyhtarlığının çnüne geçmek için hükûmet bazı tedbirler alacaktır.

*Filistin Arap komitesi İran şahına, Cenevredeki İrak heyeti murahhassasına, Paul Boncoura ve İrlanda Başvekili de Valeraya birer telgraf göndererek Filistim Araplarına Cenevrede yapılan müzaheretten dolayı teşekkür etmiştir.

*Beyoğlu halkevinden: Evimizin orkestra birlikte çalma, ağız sazı, caz, koro derslerine kayıt muamelesine 1 teşrinievvel 937 tarihinde başlanacak 15 teşrinievvel 937 tarihine kadar devam olunacaktır. Arzu edenlerin evimize müracaatlarını rica ederiz.

AddThis Social Bookmark Button

Çocuğun ölümüne sebep olduğu için

April 30th, 2008 can --- Vukuat Henüz yorum yapılmamış »

Haber Akşam Postası, 21 İkinci teşrin 1934

Nestle çikolata fabrikası şeflerinden M. Bojarın dikkatsizlik ve tedbirsizlikle Şarlo isminde bir çocuğun ölümüne sebep olmaktan dolayı yapılan muhakemesi üçüncü ceza mahkemesinde neticelenmiş bir sene hapsine ve 30 lira para cezası vermesine ve 2200 kuruş muhakeme masrafını ödemesine karar verilmiştir.

AddThis Social Bookmark Button

Esrarlı bir cinayet: Dövülmekten hoşlanan kadın ne oldu?

March 6th, 2008 Editör --- Dış Haberler, Vukuat Henüz yorum yapılmamış »

Dostu olan genç boksörün kendisini öldürdüğü zannediliyor

Akşam, 1 Kânunusani 1936

Fransada Nice şehri zabıtası çok esrarengiz bir cinayetin tahkikile meşguldür:
Madam Arbel adında zengin bir kadın Nice şehrinde oturmaktadır. Bu kadın, elli yaşında bulunmasına rağmen vücuduna çok iyi baktığı cihetle, hâlâ taravetini muhafaza ediyor ve kendisini görenler ancak 35 yaşında sanıyorlardı.

Madam Arbel’in iki iptilâsı vardır: Biri kumar, öteki de genç delikanlılar… Kadın hiç bir akşam Monte Karlo gazinosundan eksik olmaz. Bazı geceler kumarda 15-20 bin frank kaybettiği görülürdü.

Fakat kadın çok zengin olduğu cihetle, ara sıra bir mikdar para kaybetmesine o kadar ehemmiyet vermiyordu.

Dayaktan hoşlanıyor
Madam Arbelin genç delikanlılara fevkalâde iptilâsı olduğunu söylemiştik. Bu ellilik kadın, parasına tamaan kendisine yaklaşan genç adamlarla eğlenmek ve düşüp kalkmakla iktifa etmiyor, muvakkat âşıkları tarafından döğülmekten de çok zevk alıyordu.
Bu itibarla para mukabilinde tedarik ettiği gençlerin güçlü, kuvvetli olmasına, icabında kendisini döğmek için aşağı tabakalara mensup bulunmalarına dikkat ediyordu.

Madam Arbelin son âşığı Egender namında, ipten, kazıktan kurtulmuş bir sabıkalıydı. Egender boksördür. Bu itibarla madam Arbeli, sık sık istediğinden daha mükemmel döğüyor, parasını da çekiyordu.

Sabıkalı Egender, bir aralık zengin metresini boğmağa teşebbüs etmiş ve madam Arbel ortadan kaybolmazdan bir gün evvel dostlarından birine:

-Egenderden korkmağa başladım. Geçen gece beni boğmağa teşebbüs etti. Bu gece apartımanın kapısını arkadan sürgüliyeceğim ve onu bir daha evime kabul etmiyeceğim demişti.

Komşuların şüpheleri
Anlaşılan Egender, metresinden daha evvel davranmış ve onun işini bitirmiştir.
Madam Arbel, aradan bir çok günler geçerek ortada görünmediği halde, kimsenin nazarı dikkatini celbetmemişti. Zira zengin kadın, kimseye haber vermeden ara sıra seyahate çıkyor, Parise gidip geliyordu. Fakat bir gün oturduğu katın kapısını açık gören apartıman kapıcısı, bir hırsızlık vuku bulduğu zannile karakola baş vurarak keyfiyeti haber vermiş, polis komiseri, apartımana gelerek tetkikatta bulunmuş, fakat ortada hırsızlığa delâlet edecek bir karışıklık görmediği cihetle, daha uzun araştırmalara lüzum görmeden kapıyı kapayıp gitmişti.

İkinci araştırma
Aradan bir kaç gün daha geçtiği halde, madam Arbelin görünmemesi komşularının endişesini davet etmiş ve tekrar karakola baş vurularak apartımanda araştırma yapılması istenmiştir. Apartımanın bazı odaları kilitli olduğundan komiser istinkak hâkimine müracaat ederek taharri müsaadesini aldıktan sonra kilitli odaları açtırarak araştırmalar yapmıştır.

Bu araştırma esnasında, madam Arbelin karyolasındaki çarşaflarda büyük kan lekeleri, büyük surahinin kırılmış olduğu ve odanın içinde kanlı bir mücadelenin cereyan ettiğine delâlet edecek bariz izler görülmüştür.

Sandık ne oldu?
Bu kanlı izlerden şüphelenen komiser, madam Arbelin komşularını sorguya çekmiş ve cidden mühim ip uçları elde etmeğe muvaffak olmuştur.

Madam Arbelin komşularından biri, ellilik kadının kaybolmasından dört beş gün sonra âşığı sabıkalı Egenderin içi boş olduğu tek başına omuzunda kaldımasından anlaşılan büyük bir sandıkla eve geldiğini, fakat apartımanda bir kaç saat kaldıktan sonra kısa boylu bir arkadaşile beraber, bu sandığı zorlukla aşağıya indirerek bir otomobile yüklettiklerini söylemiştir.

Bunun üzerine Egender yakalanarak sorguya çekilmiştir. Sabıkalı ilk sorguda metresinin seyahate çıktığını, fakat nereye gittiğini bilmediğini söylemiştir.

Sandık istasyonda yok
Fakat metresinin apartımanına boş bir sandık getirdiği, sonra bu sandığı aşağıya indirerek otomobile yüklettiği söylenilince, sandığı seyahate çıkmak üzere bulunan metresinin emrile satın aldığını ve madam Arbel lüzumlu eşyasını doldurduktan sonra gene onun emrile şimendifer istasyona götürerek bıraktığını iddia etmiştir.

Zabıta, simendifer garlarında yaptığı tahkikat neticesinde böyle bir sandığın getirilip bırakılmadığı neticesine varmıştır.

Tahkikat devam ediyor.

AddThis Social Bookmark Button